Türkiye, AB kriterlerine uymalıdır!15 tam üyesi ve 11 aday üyesi bulunan Avrupa Birliği´nin 10-11 Aralık 1999 tarihlerinde, Finlandiya´nın başkenti Helsinki´de toplanacak. Bu toplantı, Türkiyenin aday olabilme koşullarını gözden geçirerek bir karara bağlayacaktır. Türkiye´nin aday üyeliği önünde iki ciddi engel bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Türkiye ile Yunanistan arasında yıllardan beri süregelen Kıbrıs ve Ege Denizinde´ki bilinen sorunlardır. şayet Türkiye, Yunanistan´a ciddi güvenceler vermezse aday üyeliği Yunanistan´ın vetosuna takılabilir. Bu sorunları aşmak için, Avrupa Birliği geçici dönem başkanı Paavo Lipponen, Yunanistan´ı ikna edebilmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Türkiye´nin önündeki başka bir engelde, bizzat Türkiyenin kendisinden kaynaklanmaktadır. Türkiye insan hakları, demokrasi ve Kürt ulusal hakları sorunlarında ciddi adımlar atacağını çok net bir şekilde deklere etmelidir. AB tarafından 1993 te Kopenhagda kabul edilen, "Kopenhag kriteri" de bizzat bu hususlardır. Türkiye´nin aday üyeliği için Avrupalı meslektaşlarını ikna edebilmek için yoğun bir diplomasi trafiği sürdüren, Dışişleri bakanı ‹smail Cem'in Türkiye "Kopenhag ölçütleri"ni benimsemiştir ifadesi kimseyi tatmin etmiş değil.İsmail Cem´in, Kürtlerin zar zor şartlar altında, Türkiye´de çıkarıp yayınladıkları kimi kitap, kaset ve cd´leri, Kürtçe´nin özgürce kullanıldığının belgesi olarak, ‹sveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh´e sunması, onualdatmaya yönelik bir yüzsüzlüktür. Türkiye´den istenilen manevra değil, bu konularda somut adımlar atmasıdır. Aynı şekilde Bülent Ecevitte, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'e 26 mart 1999 da gönderdiği mektupta kimi taahütlerde bulunmasına rağmen, bugüne kadar attığı önemli bir adım maalesef yoktur. Avrupa Birliği, bu manevraların farkında olduğu için de, Isveç gibi farklı düşünen kimi üye ülkeleri de ikna etmeye çalışarak, Türkiye´ye aday üye statüsü vererek, Türkiye'ye daha kolay adımlar attıracağı eğilimi ağırlık kazanmaktadır. AB, Türkiye´nin taahütlerini yerine getirmesini sağlamak için bir izleme komitesi kurarak, Türkiye´nin "Kopenhag kriterine" uymasını denetleyebilmelidir. Türkiye, AB aday üyesi olacaksa , bunu özel bir statü ile değil, AB normlarını yerine getirerek, üye olmalıdır. AB de, kendi kriterlerine sahipçıkarak, Türkiye´ye aday olma statüsü vererek, demokrasi, insan hakları ve Kürt sorununda adım attırmalıdır.
9 Aralık 1999
|