HADEP' li Belediye Başkanları
derhal serbest bırakılmalıdır!
18 Nisan 1999 seçimlerinde,
Kürt halkının büyük desteğini alarak, 36 belediyede yerel yönetimleri
elegeçiren HADEP´e karşı, Bülent Ecevit koalisyon hükümetinin mutlaka bir
opereasyona girşeceği bekleniyordu. Nitekim, Diyarbakır Büyüşehir Belediye
Başkanı Feridun Çelik, şehir merkezinin orta yerinde, arabadan jandarma
güçleri tarafından alınarak gözaltına alınmış oldu.
Diyarbakır Büyük
şehir Belediye Başkanı Feridun Çelik'in yanısıra, Siirt Belediye Başkanı
M. Selim Özalp ve Bingöl Belediye Ba?kanı Fevzullah Karaaslan da PKK' ya yardım
ettikleri gerekçesi ile gözaltına alındılar. Aslynda gerekçe, Kürt
halkynyn meşru iradesi ile seçilmi? belediye başkanlaryna ve yerel
yönetimlere gözdağı vermek ve onları baskı ve tutuklamalarla, halka hizmet
sunmada alıkoyarak, işlevsiz hale sokmaktır. 23 ?ubat 2000 günü
belediye başkanlarının gözaltına alınmalarının dördüncü günü doldu.
Diyarbakır DGM Başsavcısı tarafından sorgulanan, Diyarbakır, Bingöl ve
Siirt Belediye
Başkanları,tutuklanmak amacı ile, aynı gece nöbetçi mahkeme
önüne çıkarıldılar. Kendilerine isnat edilen, 169 madde gereğince PKK'ya
yardım ve yataklık ”suç”undan tutuklanarak, Diyarbakır E tipi cezaevine
konuldular. Başbakan Bülent Ecevit, daha önce yaptığı basın toplantısında,
belediye başkanlarının işledi?i ”suçlar” hakkında bazı ipuçları
vermişti! Bülent Ecevit, belediye başkanlarının, ”siyasetle belediyenin işlerini
birbirine karıştırmamalarını” söylemişti. Bülent Ecevit´e göre,
herkes siyaset yapacak, ama HADEP ve diğer Kürt siyasetçilerine, partilerine
siyaset yasak olacaktı! Böylelikle, Bülent Ecevit, Kürt siyasi partilerini
kapatamadığı zaman da, Kürt siyasetçilerinin ağzına gem vurmak istiyor ve
HADEP´li Belediye Başkanlarının siyaset yapmalarını içine sindiremiyor!
Feridun Çelik, isveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh'le, Ankara'da yaptığı
görüşmeden sonra tutuklanması, bir hayli ilginçtir. Öyle olmazsa, yeri
belli, adresi belli bir belediye başkanını cadde ortasında, üstelik
jandarma güçleri tarafından, yetkileri olmadığı halde, gözaltına almanın
başka bir izahı olabilir miş Bu operasyonda güdülen esas amaç, Kürt
halkyna, seçmene gözdağı vermektir.
Seçilmişlerin böyle apar topar
gözaltına alınarak tutuklanmasy, Türkiye'de ciddi bir tepkiyle karşılanmazken
AB, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu konuyu gündemine alarak, belediye başkanlarının
derhal serbest bırakılmalarını talep etmiştir.Türkiye'nin Avrupa Birliği
aday üyeliğini yeniden gözden geçirmek isteyenler bile olmuştur. Almanya Dışişleri
Bakanı, basına verdiği demeçte, Türk Dışişleri Bakanı’ndan, gözaltşna
alşnan belediye başkanlarşnşn derhal salşverilmesini talep edeceğini
belirtmiştir. HADEP´li Belediye Başkanlarının, hukukdışı
uygulamalarla gözaltına alınmalarından, HADEP açısındanda da, çıkarılması
gereken önemli dersler vardır. HADEP'li yerel yöneticilerin, devlet
”büyükleri” için düzenledikleri davullu zurnalı, Kürdistan'da daha
önceleri benzeri görülmemiş, karşılama törenlerinin, umut ederiz ki, birşeye
yaramadığını farketmişlerdir! inancımız o ki, HADEP'li 33 Belediye Başkanının
Diyardakır' da yaptığı ”durum değerlendirmesi” nde HADEP’in son bir yıl
zarfında izlediği politikasını gözden geçirerek gerekli dersleri çıkarırlar.
Devletin, Kürtlere karşı güttüğü politikadan hiçbir değişikliğin
olmadığını Kürt ulusal taleplerin zorla bastırılmak istendiği, Kürtlere
siyaset yapmanyn bile çok görüldüğü, Kürtlerin nasyl zorba bir rejimle
karşı karşıya olduğu, gerçeğini farkederler. Siyaset yapma uğruna, Kürt
ulusal istemlerini çok aşağılara çekerek, çıtanın çok düşürülmesi
dahi kar etmediği görülüyor. Devletle çatışmamak uğruna, devletin çizdiği
sınırlarda dahi siyaset yapmanın yaranmadığını, bu politika uğruna hangi
değerlerin sulandırıldığı görülür, içine düştükleri açmazdan
kendilerini kurtarırlar. Öte yandan, devlet, bu tutumu ile koyduğu kuralları
bile çiğneyeceğini, ”demokratik koşullar”da, halkın oyları ile
seçilmiş, HADEP´li belediye başkanlarına tahammül etmeyeceğini bir kez
daha kanıtlamış oldu.
Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Partisi, devletin
bu gayrı meşru ve keyfi davranışını protesto ederken, Kürt halkının meşru
oyları ile seçilen HADEP´li Belediye Başkanlarının tutukluluk hallerinin
derhal kaldırılmasi ile, bu son olaylarda göz altına alynan tüm
yurtseverlerin salıverilmesini talep eder.
24 şubat 2000
PADEK
Kürdistan Özgürlük ve
Demokrasi Partisi